YARGITAY KARARLARI IŞIĞINDA MOBBİNG VE İSPAT KÜLFETİ
    25 Kasım 2025
    YARGITAY KARARLARI IŞIĞINDA MOBBİNG VE İSPAT KÜLFETİ

    Yargıtay kararlarında mobbing, düzenli ve sürekli bir şekilde "bir işçinin hedef alınarak, uzun bir süre ve belli aralıklarla sistematik biçimde tekrarlanan, mağdurun karşı koymasına rağmen yapılan aşağılayıcı, küçük düşürücü ve psikolojik olarak acı veren" fiiler ve davranışlar bütünü olarak tanımlanabilir.

    Yargıtay 22. HD, 2017/8155-2017/16633 E.- K. ;“Mobbingin meydana gelebilmesi için bir işçinin hedef alınarak, uzun bir süre ve belli aralıklarla sistematik biçimde tekrarlanan, mağdurun karşı koymasına rağmen yapılan aşağılayıcı, küçük düşürücü ve psikolojik olarak acı veren, işteki performansı engelleyen veyahut olumsuz bir çalışma ortamına sebep olan tehdit, şiddet, aşağılama, hakaret, ayrımcılık, ağır eleştiri, taciz ve çalışma şartlarını ağırlaştırma gibi eylem, tutum ve davranışların uygulanması gerekir. Uluslararası Çalışma Örgütü’ne göre de mobbing; “bir veya bir grup işçiyi sabote etmek için yapılan, zalimce, kötü niyetli, intikamcı, aşağılayıcı ve eleştirici tavırlarla kendini gösteren davranış biçimi” şeklinde tanımlanmaktadır.

    1. İspat Külfeti ve Standardı Üzerindeki Farklı Yaklaşımlarda farklı yaklaşımlar mevcuttur:
      • Yaklaşık İspat ve Şüphe Yeterliliği: Kimi içtihatlardamobbingin ispatında daha esnek bir yaklaşım benimsemektedir. Bu görüşe göre, "Mobbing iddialarında şüpheden uzak kesin deliller aranmayacağı; davacı işçinin, kendisine işyerinde mobbing uygulandığına dair kuşku uyandıracak olguları ileri sürmesinin yeterli olduğu" ve bu durumda ispat külfetinin işverene geçtiği kabul edilmektedir (Yargıtay 22. HD, 2020/230-2020/1601; Yargıtay HGK, 2015/2274-2018/1428). Bu yaklaşım, işçinin ispat açısından dezavantajlı konumda olduğu görüşüne mesnet alarak geliştirilmiştir.  (Yargıtay 9. HD, 2016/36185-2020/18583).
      • Somut ve İnandırıcı Delil Aranması: Diğer bir görüşte ise, mobbing iddiasının "yöntemince, her türlü şüpheden uzak ve inandırıcı bir şekilde ispatlanamadığı" (Yargıtay 7. HD, 2015/37812-2016/6073) veya "somut ve inandırıcı delillerle ortaya konmadığı" (Yargıtay 22. HD, 2016/28981-2020/2087) gerekçeleriyle taleplerin reddedildiği görülmektedir. Bu kararlarda, iddianın somutlaştırılması ve yeterli delillerle desteklenmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Aksi halde mobbing iddiasına dayalı tazminat talepleri reddedilmiştir.
    2. Tanık Beyanlarının Delil Değeri: Tanık beyanları mobbing davalarında kritik bir delil olmakla birlikte, mahkemeler bu beyanları titizlikle değerlendirmektedir. Tanık beyanlarının doğrudan görgüye dayanmaması, duyuma dayalı olması ("nakli beyan"), tanığın davalı işverenle husumetinin bulunması veya davacı ile menfaat birliği içinde olması (örneğin eşi olması) gibi durumlar, beyanların delil değerini zayıflatmaktadır (Yargıtay 9. HD, 2018/22875; Yargıtay 22. HD, 2019/21085; Yargıtay 9. HD, 2022/5787-2022/6505).

     

    Netice itibariyle öncelikle, mobbingin varlığının kabulü için iddianın sistematik, sürekli ve hedef gözeten  fiillerin bulunması ve idida eden tarafından bu fiilerin somutlaştırılması elzemdir. Bu görüş  Yargıtay'ın yerleşik içtihadıdır. Tek bir tanığın, mobbingin sistematik niteliğini ortaya koymayan münferit bir olayı  beyan etmesi, kararların genelinde aranan "süreklilik" ve "sistematiklik" unsurlarını karşılamaktan uzak kalacaktır.

    İspat standardı konusunda kararlar arasında bir nüans bulunsa da, "yaklaşık ispat" veya "kuşku uyandırma"nın yeterli görüldüğü kararlarda dahi, bu kuşkunun birden fazla olguya (elektronik posta, görev yeri değişikliği, diğer tanık anlatımları vb.) dayandırıldığı görülmektedir .(Yargıtay HGK, 2015/2274-2018/1428). Dolayısıyla, en esnek ispat standardını benimseyen kararlar bile, tek ve izole bir  emareye dayanarak mobbing hükmü kurulmasını desteklememektedir.

     

                                                                                                                                                                                                                  Av.Sakine AKDAĞ DEMİR